12.12.2017 - Sağlık Portalı

Kış günlerinde lazım olacak şifalı bitkiler

Kış günlerinde lazım olacak şifalı bitkiler

Geldi geliyor derken, soğuk kış günleri kapımızı çaldı bile… Ve tabii, daima olduğu gibi soğuklarla beraber soğuk algınlığı, solunum yolu enfeksiyonları ve grip salgınları da ortalıkta kol gezmeye başladı… Bu salgınlardan korunmanın en önemli yolu ise hastalıklara karşı vücudumuzun direncini mümkün olmasıyla beraber artırmaktır. Birçok okuyucumuzun “İyi de bunu nasıl yapacağız  ki?..” dediklerini duyar gibi oluyoruz. Ama bu öyle zor bir iş değil… Yeter ki hangi besin maddelerinin ve hangi bitkilerin vücut direncini yükselttiğini bilelim ve buna uygun bir program uygulayalım… Bu sebeple , bugün köşemizde; salgınlara karşı vücudun bağışıklık sistemini güçlendiren gıdalardan ve soğuk algınlığı, solunum yolu enfeksiyonu, grip gibi hastalıkların tedavisi olan şifalı bitkilerden söz etmek istiyoruz. İşte vücut direncini artıran şifa kaynaklarından bazıları…

Narenciye:
Bol oranda C vitamini içeren portakal, limon ve greyfurt, kış aylarında bol miktarda tüketilmelidir. Yemeklere, salatalara bolca limon sıkılmalı, hatta su ile karıştırılarak içilmelidir.

Okaliptus:
Solunum yolları için antiseptiktir. Bir bardak sıcak suya 3-4 yaprak ufak parçalanarak konur. 20 dakika süzülür, günde 2-4 bardak içilir.

Nane:
İçerdiği mentol, midenin normalleşmesine sebep olur. Vücuda giren grip mikrobuna karşı mücahale ettiği gibi, ileri yaşlarda ülsere yakalanma tehlikesini de azaltır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres vb. hastalıkların yanı sıra mide yanmasında en iyi şifa kaynaklarından biridir.

Kekik:
Solunum yollarını sterilize etmek için alınmalıdır. 1 çay bardağı sıcak suya 1 çay kaşığı konur, 10 dakika sonra süzülür ve günde 1-3 bardak kekik çayı yemekler üzerine içilir.

Adaçayı:
Muhteşem bir dezenfektan ve mikrop kırıcı olan adaçayını hergün birkaç bardak içmek çok yararlıdır. Bir bardak sıcak suya 3-5 yaprak konur. 5-10 dakika sonra süzülerek içilir.

Salep:
Öksürüğü keser, balgam söktürür.

Sarımsak:
Salgın hastalıklarda koruyucudur.

Karanfil:
Salgın hastalıklar sırasında koruyucudur. Komposto ve çorbalara 1-2 diş atılır. Salgın hastalıklarda içme suları içine1-2 diş karanfil ya da bir damla esansı katılır.

Zencefil:
Salgın hastalıklarda direnci artırır. Toz halde yiyecekler üzerine ya da içerisine konur. Hamur yemeklerinde una karıştırılır. Zencefil çay olarak içilebilir.

Anason:
Günde 5 gr kadar alınır, uzun süre ve yüksek dozda kullanılmaması gerekir.

 

Biberiye:
Yaprakları ve çiçekleri bir bardak kaynamış sıcak suda bekletilerek içilir. Esansı ise masaj yapmak için kullanılır.

Defne:
Grip ve ateş nöbetlerinde birebirdir. Et yemekleri yapılırken kullanılan defne ayrıca sos hazırlamada ve sebze çorbalarında da kullanılır.

Hardal:
Sarı hardal tohumu ezilerek, toz ya da macun halinde kullanılır.

Ihlamur:
Solunum yollarında mikropları temizler. Bir bardak sıcak suya 1 tatlı kaşığı ıhlamur konur ve 10-15 dakika sonra süzülür ve içine bal katarak içilir.

Kereviz:
Solunum yollarını temizler.

Keçiboynuzu:
Solunum yolları hastalıklarında göğüs ve bronşları yumuşatır. Bir bardak suya bir tatlı kaşığı eklenir. 5 dakika kaynatıldıktan sonra ılık şekilde dıştan yüze doğru  sürülür. İçmek için de üstüne tarçın eklenir. Gerekirse biraz da

 bal ilave edilerek, günde 2-4 bardak içilir.

Maydanoz:
Salgın hastalıklara karşı korur. Bolca çiğ olarak tüketilmesi gerekir.

Mahlep:
Salep gibi süt yada su içerisinde kaynatarak ya da bala karıştırılarak alınır.

Vanilya:
Yiyecekler ve pastalar üzerine eklenerek, içecekler içinde de eriterek kullanılır.

Tarçın:
Bal veya limon suyuyla beraber alındığında boğazdaki yanmaları keser.

 

Harika formüller

Gribe ve soğuk algınlığına karşı herkesin kolayca hazırlayıp uygulayabileceği bazı değişik formüller:

* Bir litre suya bir kahve fincanı kuru papatya, bir çorba kaşığı nane ve bir çorba kaşığı kekik konur. 10-15 dakika kaynatılır. Kaynama sırasında çıkan buharı solunur. Demlendikten sonra süzülür. Elde edilen çay, sabah, öğle, akşam olmak üzere günde 3 kez sıcak sıcak içilir. Gerekirse şeker ya da balla tatlandırılabilir.

* Her öğlen, bir tane mandalina, kabuğu soyulmadan fırında pişirilir. Soyulmadan, sıcak sıcak yenir.

* Yarım litre suya 3 tutam biberiye konur, 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Sabah, öğle ve akşam birer su bardağı içilir.

* 4 bardak suya 3 çorba kaşığı kuru nane ve bir adet limonun kabukları konur ve kaynatılıp süzülür. Günde 3 kere birer su bardağı sıcak sıcak içilir.

Uyarılar

Uzmanlar, gribe yakalanmamak için her gün açık havada yürüyüş yapılması, uzun süre soğuk havada kalmaktan kaçınılması gerektiğini ifade ediyor. Burunda akıntı ve kaşıntı varsa hemen buğu yapılması isteniyor. Uzmanlar, gribe yakalananların mutlaka istirahat etmesi gerektiğini söylüyorlar. Ayrıca hastalık bittikten sonra da vücudun toparlanması için 2-3 hafta çok iyi bir şekilde beslenilmesi gerekmekte, fazla yorulmaması ve üşütülmemesi tavsiyesinde de  bulunuyorlar.

C vitamini mideyi ülsere karşı koruyor
ABD’de San Francisco VA Tıp Merkezinde yapılan bir  araştırmada, kanlarında C vitamini seviyesi düşük olan insanların “Helicobacter pylori” bakterisinden kaynaklanan ülser hastalığına karşı risk taşıdıkları belirtildi. Uzmanlar, C vitamininin Helicobacter pylori bakterisinin toksin cinsine karşı etkili olarak mideyi koruyabildiğini belirtiyor.

7 bin denekle ilgili kan testleri üzerinde araştırma yapan uzmanlar, kanlarında yüksek oranda C vitamini bulunan deneklerin, bakterinin sebep olduğu enfeksiyondan daha az zarar görebildiklerini tespit etti. Kanlarında yüksek oranda C vitamini bulunan denekler de, bakterinin sebep olduğu  enfeksiyonun yüzde 25 daha düşük bir oranda meydana geldiği belirlendi.

Prostat ve kelliğe soya fasulyesi
Soya fasulyesinde bulunan bir maddenin, erkeklerde prostat kanseri ve saç dökülmesinin önlenmesinde önemli rol oynadığı belirtildi. “Biology of Reproduction” dergisinde yayımlanan habere göre, soya fasulyesi ve soya ürünlerinde  bulunan “equol” isimli bir maddenin, dihidroksi-testosteron (DHT) adlı erkeklik hormonunun negatif etkisini engellediği tespit edildi.

Colorado Üniversitesi’nde görevli Trent Lund ve ekibi, soya fasulyesi yendikten sonra bağırsaklarda oluşan “equol” maddesinin, DHT’yi etkisiz hale getirdiğini ortaya çıkardı. Uzmanlar, “equol” maddesi verilen hastaların prostatlarındaki büyümenin çok yavaşladığını gözlemlediler.

Bilim adamları, bolca soya fasulyesi tüketen Asyalı erkeklerin, Avrupalı ve Amerikalı erkeklere göre daha az prostat kanserine yakalandığının, “equol” maddesinin tesiri ile açıklanabileceğini ifade ettiler.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Evet Hayır