18.01.2018 - Sağlık Portalı

Çocuklarımıza yaptığımız üç büyük hatalı davranış

Çocuklarımıza yaptığımız üç büyük hatalı davranış

1- Suçlayıcı tavırlar

Çocuk büyürken doğru ve güzel olan davranışları yapmış olduğu gibi, ara sıra yanlış ve hatalı davranışlarda da bulunabilir. Çocuk yanlış yapar da biz ona sabırla doğrusunu anlatabilirsek ona çok şey kazandırabilir, yanlış zamanlarını doğruları öğrenebilmek için birer fırsat olarak değerlendirebiliriz. Böylelikle çocuk, hem doğruyu öğrenir ve hem de hayata karşı daha güçlü bir duruma gelir. Biz de ise maalesef çocuk hata yaptığında hemen yüzüne vurulur ve suçlayıcı, aşağılayıcı tavırlar gösteriler.

Hatta bazı anne babalar daha etkili olsun diye bunu özellikle başkalarının yanında yapabilir. Tabii ki o zaman yıkım da aynı oranda büyük olur. Çocuk hiçbir zaman aşağılanmamalı, küçük düşürülmemeli, hele hele bu başka kişilerin

Çocuklarımıza yaptığımız üç büyük hatalı davranış

yanında asla yapılmamalıdır. Bunun yerine sıcak bir diyalog ile “Bak yavrum yaptığın bu davranış bizi çok üzdü” şeklinde onu anlamaya yönelik konuşma ile başlamak gerekli ve sebebini bulmaya çalışmalıdır. Belki kendine göre haklı bir öne sürülen sebebi vardır. Belki yaptığının yanlış bir şey bulunduğunun farkında bile değildir.

2- Hakaretler

Çocukların, üzerlerine yazı yazılmamış beyaz kâğıtlara benzetildiğini hepimiz biliriz. Kağıt boştur ve üzerine ne yazsan kalır. Atalarımız “Bir akıllıya kırk kişi deli derse adam deli olur” demişler. Aklı başında bildiğiniz kırk kişi art arda “Deli misiniz kardeşim ne bu hal?” dese önce şöyle durup bir düşünürsünüz. Deli olduğunuza kanaat getirmeseniz dahi en azından “Acaba deli gibi mi davranıyorum,  neden bana deli  dediler?” diye deli olup olmadığınız konusunda şüpheye düşebilirsiniz.

İşte siz dahi böyle bir şüphede kalırken, bembeyaz kağıt mi sali o masum yavruya hakaretler edilmesi onun kişiliğinde ne gibi izler bırakır diye hiç düşündük mü? Sürekli aptal, beceriksiz, geri zekalı ve belki de bundan daha ağır hakaretler duyan ve bunlarla yetişen çocuk ileride nasıl kendine güvenen, atik, girişimci ve hepsinden önemlisi ruhen sağlıklı bir insan olacaktır?

3- Alay etme

Birçok anne-baba çocuklarında gördükleri hatalı davranışı onunla alay ederek giderebileceklerini sanarak, yanılırlar. Tırnaklarını yiyen ya daaltını ıslatan çocukla alay edilerek manevi baskı oluşturulur ve bu sayede çocuğun bundan vazgeçeceği düşünülür. Halbuki bu tür davranış bozukluklarında problem, bizlerin alayları ile daha da pekişerek derinleşir.

Bu tür davranış kusurlarıyla dalga geçmek yerine problemi çözebilmek için doğru adımları atmak gerekir. Örneğin tırnak yiyen çocukların % 90’ı ilgiyi üzerine çekmek için  yaparlar ve anne-baba bu durumla ilgilendikçe pekişerek sürdürürler. Birçok tırnak yiyen çocuğun tedavisinde ebeveynlere ‘görmezden gelin’ tavsiyesinde bulunularak mesele giderilebilir. Bazı çocuklar da belli stres faktörleri nedeni ile tırnak yerler ki o zaman da stresi ortaya çıkaran faktörlerin üzerine gidilmesi ve ortadan kaldırılması gerekir. Yani çözüm kesinlikle alay etmeyle sağlanamaz sadece sorunu daha yerleştirmiş olmuş olursunuz

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Evet Hayır