12.12.2017 - Sağlık Portalı

Stresle baş etmek hiç zor değil

Stresle baş etmek hiç zor değil

Stresle baş edebilmek için her yıl milyarlarca dolar harcıyoruz. Stresi içkiyle alt etme çabasından stres ilaçlarına ve masajla rahatlamaya dek birçok çaba eşliğinde, hayatımızı ‘çağın hastalığı’ denilen stresle mücadeleye adadık. Peki, gerçekte ondan nasıl kurtuluruz?

Yapılan araştırmalara göre, strese maruz kalmış bir kişinin vücudu tam 17 farklı hormonu aynı anda salgılamaya başlıyor. Vücudumuzun böyle bir tepki vermesinin nedeni, bizi tehlikelere karşı uyararak, harekete geçmeye hazır hale getirmek. Nabzımız hızlanıyor, tansiyonumuz yükseliyor, kan damarları büzülüyor ve hatta midemiz öğütme işlemini durduruyor. Sağlığımız, tüm bunlardan son derece olumsuz etkileniyor. Ünlü Amerikan dergisi Forbes, stresle baş etmenin sanıldığı kadar zor olmadığına dikkat çekerek, önemli ipuçlarının bulunduğu bir dosya hazırladı. İşte ipuçlarından birkaçı:

Akupunktur: Geleneksel Çin tedavi yöntemlerine göre, vücudumuzda 14 enerji kanalı var. Bu kanallarda, birçoğu doğrudan iç organlarımızla ilgili olan 400’ün üzerinde nokta bulunuyor. Akupunkturda, vücuttaki enerji akışının hızlandırılması ve stresten kurtulma amaçlanıyor.

Papatya çayı: Bu bitkinin stres önleyici etkisi, yapraklarındaki, beyin ve sinir sistemi üzerinde rahatlatıcı etkisi bulunan doğal yağlardan ve diğer bazı maddelerden kaynaklanıyor.

Çikolata: Mutluluk hormonunun salgılanmasını sağlayan ‘serotonin’ maddesi yönünden zengin besinler, doktorlar tarafından strese karşı da tavsiye ediliyor. Bunların başında çikolata var.

Müzik: Araştırma, müzik dinlemenin stresle baş etme yolundaki en büyük ‘müttefikimiz’ olduğunu gösteriyor. Müziğin, stresle birlikte yükselme eğilimi gösteren ‘kortizol’ adlı hormonu dengelediği de kanıtlanmış durumda.

Masaj: Kaslarımız yorulduğunda vücuttaki laktik asit seviyesi yükselir. Bu da, kendimizi gergin ve yorgun hissetmemize neden olur. Masaj yaptırmak, vücudumuzda birikmiş toksinlerin dışarı atılmasını sağladığı gibi; kortizol seviyesini düşürür ve endorfin salgısının artmasını sağlar.

Kitap okumak: Günlük telaşlardan uzaklaşarak bambaşka bir dünyaya yolculuk etmenin en iyi yollarından biri kitap okumaktır. Günde sadece bir saat kitap okumak bile, kendimizi rahatlamış hissetmemiz için yeterli.

Seks: Orgazm sırasında büyük miktarda endorfin salgılandığı artık bilinen bir gerçek. Endorfinin, morfine benzer bir etkisi vardır. Dolayısıyla da, cinsel ilişkinin vücudumuzda rahatlatıcı bir etki bırakması hiç şaşırtıcı değil.

Egzersiz: Bilim adamları, spor yaptıktan sonra hissettiğimiz rahatlamanın vücuttaki endorfin seviyesinin yükselmesinin bir işareti olduğunu söylüyor. Yoga, aerobik gibi günlük egzersizler, stresi kontrol altına alma konusunda ‘olmazsa olmaz’lardan biri.

Uyku: Yorgunluk, üretici gücümüzü azaltır. Araştırmalar, çalışan insanların birçoğunun, vücudun ihtiyaç duyduğu sekiz saatlik gece uykusuna yeterince önem vermediğini gösteriyor. Doktorlar, öğle saatlerinde 15 dakikalık küçük bir uykunun bile, vücudumuzun geç saatlere kadar zinde kalmasına yardımcı olacağını söylüyor.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Evet Hayır