18.01.2018 - Sağlık Portalı

Yükseklere çıkmak hasta ediyor: Dağ Hastalıkları

Yükseklere çıkmak hasta ediyor: Dağ Hastalıkları

Dağlara yolculuk son yılların en gözde sporlarından biri oldu. Sayıları her geçen gün artan her yaştan insan, gezmek, dinlenmek, dağ sporu yapmak, trekking ve kayak için dağlara koşuyor. Temiz havası ve doğal güzellikleri ile insanları kendine çeken dağ havası, bazı özel durumlarda çok ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Belirtilerin erken fark edilip, gerekli önlemlerin hemen alınması önemli

Deniz ve kum yerine, bol oksijeni, sessizliği ve doğayı tercih edenlerin gözdesi; dağ tatilleri. Ancak bol güneşli deniz tatilleri nasıl sağlık sorunlarına neden olabiliyorsa, dağ tatilleri de hastalıklara yol açabiliyor. Marmara Üniversitesi Vakfı Seyahat Hastalıkları Kliniği’nden aldığımız bilgilere göre; yüksek irtifalara çıkmak metabolizmayı şöyle etkiliyor:

Akut Dağ Hastalığı – Doğadayım

* Deniz seviyesinden yükseğe çıktıkça soluduğumuz havadaki oksijen basıncı ve de kanımızdaki oksijen basıncı düşer.

* Yükseklere çıktıkça ısı azalır. Isı, her 150 m’de bir derece düşer, rüzgar artar.

* Yüksek irtifalara çıkışın yavaş (yürüyerek) veya hızlı (teleferik, helikopter) oluşuna ve buralarda kalma sürelerine bağlı olarak, vücudumuzda çeşitli uyum mekanizmaları harekete geçer: Solunum derinliği artar. Kalp atışları hızlanır. Böbreküstü bezlerinden daha fazla adrenalin ve kortizon salgılanır.

* Yüksek irtifalarda uzun süre kalanlarda, kandaki alyuvarların sayısı artar. Bu, kanın akışkanlığını artırarak, hem pıhtı oluşumunu kolaylaştırır, hem de dolaşım bozukluklarına neden olur. Dağ hastalıkları beş tipte sayılıyor: Akut dağ hastalığı, yükseklik beyin ödemi, yükseklik akciğer ödemi, yükseklik retinopatisi ve tromboz.

AKUT DAĞ HASTALIĞI
“Akut dağ hastalığı”nın ilk belirtileri, akşamdan kalma sarhoşluk haline benziyor. Genelde, hızlı olarak 2500 m’nin üzerine çıkışlarda görülüyor. Belirtiler, çıkıştan 6-12 saat sonra kendini gösteriyor. Hafif belirti gösterenler 300 metre, daha ağır belirti gösterenler ise, 1000 metre aşağıya indirilmekle düzeliyor. Hastalığın önlenmesinde, yükseğe çıkışın kademe kademe gerçekleştirilmesi ve karbonhidratlardan zengin beslenme önemli.

YÜKSEKLİK BEYİN ÖDEMİ
“Yükseklik beyin ödemi”, zihinsel değişiklikler ve yürümede dengesizlik belirtileriyle tanınıyor. Görme bozukluğu, anormal refleksler, uyuşma, konuşma bozukluğu ve hayal görme ortaya çıkıyor. Bu durum, kasılmalar ve felç ile

Akut Dağ Hastalığı (Yükseklik Hastalığı) Nedir? 

ölüme kadar gidebiliyor. Tedavi için; hasta hemen düşük irtifalara indirilmeli.

YÜKSEKLİK AKCİĞER ÖDEMİ
Yüksek irtifalarda görülen ölümlerin en sık rastlanan nedeni; “yükseklik akciğer ödemi”. Sıklıkla, 2500 m üzerine çıkmanın ikinci – dördüncü gününde görülüyor. İlk belirti; egzersiz performansının azalması ve yorgunluk. Baş ağrısı, kuru öksürük, tırnak morarması, akciğer ödeminin habercileri. Ateş 38 dereceye çıkabiliyor. Belirtiler başladığında, hemen 500-1000 m aşağı inilmesi gerekiyor.

YÜKSEKLİK RETİNOPATİSİ
“Yükseklik retinopatisi”ne, 4 bin m üzeri irtifalarda uyuyanlarda rastlanıyor. Genelde retina yani göz dibi kanaması şeklinde ortaya çıkıyor. Görme bulanıklığı, görme alanı kaybı ve hatta körlük bile gelişebiliyor. Hemen düşük irtifalara inilmesi gerekiyor. Tromboz (pıhtılaşma) yüksek irtifaya çıkan bazı kişilerde kanın pıhtılaşma özelliğinin artmasına bağlı olarak dolaşım bozuklukları ve akciğer, beyin embolileri de görülebiliyor. Bu hastalar da tedavi için hemen düşük irtifalara indirilmeli ve en yakın sağlık kuruluşuna ulaştırılmalı.

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Evet Hayır