21.10.2018 - Sağlık Portalı

Florür “Ağzımıza Sürdüğümüz Tehlike”

Florür “Ağzımıza Sürdüğümüz Tehlike”

 

1930 yıllarında florür Alman kimyagerler tarafınca nüfusun azaltılmasında ve kadınlar için kısırlık deneylerinde kullanılmış sonucunda deney meydana getirilen esirler de beyin hasarı oluştuğu gözlemlenmiştir. Ruslar ise florürün yatıştırıcı hususi durumunu biliyor ve sularına bir miktar florür katıyorlardı. Fakat devamlı kullanıldığında kişinin beyin enerjisini azaltıcı tesiri olduğunu kanıtlamışlardır.

Sıhhatli bir kişi vücuduna her gün almış olduğu florürün %50-60’ını idrar kanalıyla dışarı

atmaktadır. Geri kalanı ise kemiklerde ve beyinde birikmektedir. Bebek ve çocuklar ise yalnızca flörürün %20 sini atabilmektedir. Kemiklerde biriken flörür yaşam boyu artış göstermektedir.

Amerika’da meydana getirilen deneylerde yüksek dozlarda flörürün erkek üreme organlarına hasar verdiği ve kısırlığa yol açtığı gözlemlenmiştir. Şebeke suyunda 3mg/lt ve daha çok flörür bulunan yerlerde doğurganlık oranlarının düşmüş olduğu gözlemlenmiştir.

Flörürün merkezi sinir sistemi için zararlı bulunduğunu kanıtlayan bir çok araştırma mevcuttur. Beyinde biriken florür davranış değişikliklerine ve uzun vadede alzheimer hastalığına yol açmaktadır.

Çin, Hindistan, İran ve Meksika’da yapılan araştırmalarda içme suyunda ki 1mg/lt flörür artışının 0,59 IQ puanı kaybına yol açtığı bulunmuştur.

Flörür pineal bezini olumsuz etkisinde bırakır. Bu bez gelişme ve ergenlik süreçlerinden sorumludur. Flörürün çok kullanıldığı bölgelerde kızların adet görme yaşlarının daha erken olduğu tespit edilmiştir.

Flörür tiroid bezini de olumsuz etkiler. Ukrayna’da yapılan araştırmada 2,3 ml/lt düzeyinde flörürün tiroid hormonunda azalmaya yol açtığı belirlenmiştir.

Flörürün kemiklerde birikmesiyle sketal florosiz denilen romatizmaya benzer hastalığa yol açar. Romatizmaya benzer olması sebebiyle erken teşhis konulmasında güçlük yaşanmaktadır. Flörürün kesilmesiyle tedavi edilebilecek olan hastalık uzun yıllar tedavi edilmeye bilmektedir.

İçme suyuna flörür katılan bölgelerde çocuk nüfusunda görülen kemik ve kemik bağlantılı rahatsızlıklarda iki kat artış kaydedilmiştir.

Meksika’da yapılan bir araştırmada yalnızca diş macununda bulunan florürle çocuk kemik kırılmaları arasında bir bağlantı olduğu ortaya konulmuştur.

PAYLAŞ HERKESE ULAŞTIR …

[social_warfare buttons=”Facebook”] [ad_2]

[Toplam:0    Ortalama:0/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
Yes No