22.05.2018 - Sağlık Portalı

Çirkinim, yetersizim, sıkıcıyım ve kimse beni sevmiyor

Çirkinim, yetersizim, sıkıcıyım ve kimse beni sevmiyor
Önceki1 - 2
Klavye tuşlarını kullanarak sayfalar arası geçebilirsiniz.

Çağdaş dönemin bireyi, insanlarla, hayatla karşı karşıya gelememe sorunuyla karşı karşıya

Evin keyifli bir köşesinde, İnternet’in karşısında, çeşitli milletlerden insanlarla sadece ekran vasıtasıyla ilişki kurmak hayli kolay. Zor olanı, insanlarla, hayatla karşı karşıya gelebilmek. Bugün en sık görülen psikiyatri rahatsızlıklardan bahsedilirken depresyon ve alkol bağımlılığından sonra toplumsal fobinin adı geçiyor. Artık insanlar, diğerleriyle karşı karşıya ilişki kuramıyor, göz göze gelemiyor, lokantaya dahi beraber gidemiyor, topluluk içinde konuşamıyor, hele tanımadığı insanların arasına hiç karışmıyor.

devamlı küçük düşme korkusu, sürekli kendini suçlu hissetme duygusu, utanma, sosyal yaşamdan korkan insanlara hayatı zehir ediyor. Kendilerini çirkin, değersiz, yetersiz, sıkıcı hissediyorlar. Üstelik yanıldıklarını anlatmak da zor. Kendilerini ele vermekten de çok çekiniyorlar. Kadınlarda daha çok görülüyor ancak onlar ev kadınlığını tercih ederek bu ıstıraptan kurtulabiliyorlar. Erkekler için hayat daha zor. Sosyal fobi ile alkol tüketimi ise neredeyse beraber ortaya çıkıyor. Tedavisi ise hiç kolay değil.

sosyal_korkuSık sık bu dünyada görünmez olmayı, hatta yerin dibine girmeyi istiyorsanız, muhtemelen sosyal fobik bir insansınız ve bunları da becerebilirsiniz. Çünkü gerçek bir sosyal fobik, konuşurken karşısında birkaç insanı birarada, hele kendisine bakarken görürse, imkansızı başarabilir. Üstelik bu grubun tanıdık insanlardan oluşmasının hiçbir önemi yoktur. Yani kesinlikle panel, kongre veya bir televizyon programında konuşmacı olması gerekmemektedir. İşyerinde öğle yemeğinden sonra arkadaşların herhangi bir konuda dedikodu ediyor olması ve aynı anda sosyal fobiğe bakması yeterlidir. Sosyal fobik için dünyanın sonu gelmiştir.

Ya patron çağırırsa? İşte başa gelebilecek felaketlerden biri daha. Soracağı soru veya söyleyeceklerinin hiçbir önemi yoktur. Sadece genel müdür, genel yayın yönetmeni, şef, patron ünvanı taşıması yeterlidir. Bu ifadelerden anlaşılacağı gibi asla zam konuşmaları yapamaz hatta ‘‘z” harfini telaffuz edemez. Tesadüfen terfi ettiği bildirilecek olursa en hafif ihtimalle kalp krizi geçirebilir. Zaten patronlar da onları kaybetmemek için bu tür hatalar yapmaz.

YEMEK DEĞİL ZEHİR YERLER

Bu memleketin özellikle büyük şehirlerinde ardı ardına şık lokantalar açılıyor, farklı mutfakların lezzetleri tadılabiliyor. Mekanlar şık, yemekler kaliteli, meraklısı için de sosyal_fobi_tedavisiolağanüstü ‘‘in”. Bir de sosyal fobiklere sorun bakalım, yemek yemeyi sever ama evde. Ona belki bir, belki iki kişi eşlik edebilir. Lokantanın yolunu bilmez, hele popüler mekanların sadece adını duymak bile tüylerini diken diken eder. İş yemeklerine, arkadaşlarının doğum günlerine, evlilik yıldönümlerine katılmaz, bayılsa bile uluslararası mutfakların muhteşem yemeklerini tatmak için o lokantalara adımını atmaz. Eğer giderse, yemek değil adeta zehir yer. Çünkü insan içinde yemek yiyemez. Yer gibi görünüyorsa, iyi rol yapıyor anlama gelir.

Sosyal fobi terimini ilk kez Marks ve Gelder adlı doktorlar tıp literatürüne soktu. Tanımı ise diğer insanların yanında yeme, içme, titreme, kızarma, konuşma, yazma ve kusma korkusu. Aklından geçen tek cümle, ‘‘Herkes bana mı gülüyor?” Çünkü en büyük korkusu, gülünç duruma düşmek. Siz kazara masada anlatılan fıkraya gülüyor olabilirsiniz, hiç önemi yok, sosyal fobik birkaç saniye içinde o gülümsemeyi kendine mal edip, bir kez daha intihar etmek üzere uygun bir çatı veya deniz kenarı aramaya başlayabilir.
herkes_size_guluyor_muİstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. Raşit Tükel ve Dr. Emre Kızıltan, bu mevzuda Hipokrat dergisi için yazdıkları makalelerinde, sosyal fobiyi, ‘‘kişinin küçük düşeceği ya da utanç duyacağı bir biçimde davranacağı gerekçesiyle, başkalarının dikkatli bakışlarıyla karşılaştığı, sosyal ya da belirli bir eylemin gerçekleştirildiği durumlarda belirgin, sürekli bir korku duymak” olarak tanımlıyorlar. Bu durum, sosyal fobik kişide anksiyeteye yani yoğun bir endişe haline neden oluyor elbette. Üstelik bununla kalmıyor, endişe ikiye katlanıyor. Çünkü kendindeki değişiklikliğin bilincinde olan sosyal fobik bir de bunların farkedileceğinden korkuyor.

Sosyal fobiden mustarip insanlarda görülen belirtilerin başında, çarpıntı geliyor. Fobiklerin yüzde sekseninde karşılaşılıyor. Ardından titreme geliyor. Ayrıca kas gerginliği, midede rahatsızlık hissi, ağız kuruluğu, soğuk ve sıcak basması, baş ağrısı da sosyal fobinin diğer habercileri. Yabancı bir kişiyle tanışmak ya da yakınlaşma konusunda ciddi güçlükler yaşayan sosyal fobiklerin hayatlarını mahveden konulardan biri de, alışveriş. Satış yapmak isteyenin ilgisiyle karşılaşmaktan veya değiştirilmesi gereken bir mal için tekrar mağazaya gitmektense bir sosyal fobik ateşin üzerinde çıplak ayakla yürümeyi tercih eder. Tabii ki, kimsenin görmemesi kaydıyla.

Önceki1 - 2
Klavye tuşlarını kullanarak sayfalar arası geçebilirsiniz.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir
Evet Hayır