21.05.2018 - Sağlık Portalı

Kendi Kendinize Konuşmanın İnanılmaz Gücü

Kendi Kendinize Konuşmanın İnanılmaz Gücü

Başkalarına söylediklerimiz, kendimize söylediklerimizden çok daha az önemliler. Tüm gün, her gün, zihnimiz yaşadığımız yaşamı yönlendiren düşüncelerle dolup, taşar. Bu iç konuşma başarılarımızı ve hüsranlarımızı belirler.
Hayatınızın herhangi bir yönünde gelişim gösterme niyetindeyseniz, ister sağlık konusunda olsun, ister kariyer, ister ilişkiler, harekete iç konuşmanızı değiştirerek başlayın. Neler bulunduğunu görünce hayret edeceksiniz.

İç-Konuşma Nedir?

Kendimizle her gün (dakikada 150 ila 300 kelime olmak üzere) 50000 kelime konuşuyoruz. Bu kelimeleri okurken, bununla beraber kendinizle de bir diyalog halindesiniz. Bir taraftan bu yazının sizde bıraktığı tesirleri kendinizle tartışıyorsunuz, bir taraftan da bugün yapmanız ihtiyaç duyulan şeyler yada gelecekle ilgili kaygılar dikkatinizi dağıtıyor. Bu iç düşünme ya da iç konuşma zihnimizin bilinçli bölgesinde meydana gelir.

Bir çok insanın bilincinde olmadığı şey ise iç konuşmalarımızın bilinçaltımıza verilen komutlar olduğu. Bilinçaltımızın görevi zihnimizin bilinçli bölgesi tarafından verilmiş emirleri taşımak. Bilinçaltımız günde 24 saat haftada 7 gün süresince bizim kişisel hizmetimize amadedir.

Kendi Kendinize Konu?man?n ?nan?lmaz G�c�

İç-Konuşma Nasıl İşe Yarar?

Denizi geçmekte olan bir vapur hayal edin. Geminin kaptanı yüksek sesle emirlerini söylüyor, tayfa da bu tarz şeyleri yerine getiriyor. Tayfaların içeride, geminin nereye gittiğini, neyle karşı karşıya kalacağını bilmeden bu görevleri yaptıklarını düşünün. Kaptan bilinci, tayfa ise bilinçaltını simgeliyor.

Şu demek oluyor ki kaptan tayfaya şu emirleri verdiğinde:

“Tam gaz ileri, 15 derece kuzeye, vs”,

Tayfa bir tek şu şekilde karşılık verir: “Emredersiniz, kaptan” ve emirleri eksiksiz yerine getirmeye çalışır.

Tayfa geminin bir buzdağına doğru mu gittiğini, yoksa başka bir gemiyle mi çarpışacağını, ya da hedefine mi yöneldiğini önemsemez. Emirler hiçbir şekilde yargılanamaz ve kaptan sorgulanamaz. Vapur metaforu bilinç ile bilinçaltı arasındaki ilişkiyi iyi bir halde gösterir. Bunlar iki değişik akıl değil, aynı aklın iki parçası olarak açıklanabilirler.

O yüzden, kendimize ne söylediğimiz ya da kendimizi nasıl tanımladığımız düşüncenin bilinç düzeyini çıkış noktası olarak alır. Eğer devamlı olarak şunları söylersek;

“İsimleri hiç hatırlayamıyorum”
“Evliliğim dağılıp, gidiyor”
“Yeteri kadar param hiçbir zaman olmayacak” vs…
Bunlar siz farkına varmasanız da bilinçaltına yöneltilen talimatlar oluyor. Bilinçaltımızın görevi de durmak bilmeden talimatları gerçekleştirmeye çalışmak olunca, bu problemler iyice su üzerine çıkıyor. Bilinçaltımız talimatların bizim için iyi yada kötü olup olmadığına karar veremiyor, bir tek ondan istediklerimizi yerine getiriyor.

1462122505_thumb

İç Konuşma Neden Önemlidir?

Şunu derhal not alalım: “Hayatta istediğimiz şeylere değil, beklediğimiz (umduğumuz) şeylere sahip oluyoruz”. Şunu fark etmemiz de çok önemli: “kendimizle ilgili görüşümüz (benlik) iç konuşmamız ile yaratılır ve kendimizle ilgili görüşümüz (kişilik) yaşamın her alanındaki performansımız için belirleyici olur.”

Kendimizle ilgili yüzlerce görüşümüz olabilir. Aşçılık yeteneğimizle ilgili iyi bir görüşümüz vardır, örneğin “çok iyi yemek pişiririm”, sosyal yeteneklerimizle alakalı kötü bir görüşümüz olabilir “insanlarla arkadaşlık kurmada zorlanırım. İlk defa karşılaştığım bir insanla iki kelime edemem.” Bunları söyledikten sonrasında bilinçaltımız kendimizle ile görüşümüzü tutarlı hale getirmeye çalışıyor. İyiye doğru da olabilir bu, kötüye de.

Düşüncelerinizi Değiştirerek Hayatınızı Değiştirin

Biz dünyaya bir inançla, bir tutumla ya da bir fikirle gelmedik. Hepimiz bomboş bir gemiydik. Sağcı yada solcu değildik. Ne galatasaraylıydık, ne fenerbahçeli, ne de beşiktaşlı. Dünyanın nasıl olması gerektiğine dair inançlarımız yoktu. Ailemizden, çevremizde aldığımız verilerle birlikte kendimizle ilgili görüşlerimiz oluşmaya başladı. Zirveye çıkacağımıza inandığımız ya da tam tersine başarılı olamayacağımıza dair fikirlerimiz zihnimizde belirginleşti. 6 yaşımıza geldiğimizde kendimizle ilgili erken dönem görüşlerimizin çoğu oluşmuştu bile. Ama bunlar başkalarından duyduklarımızla değil, iç konuşmamızda bu tarz şeyleri nasıl yorumladıysak o şekilde şekil bulmuştu.

Kendi iç konuşmamız kendimizle ilgili görüşümüzü oluşturuyor ve kendimizle ilgili görüşümüzle performansımız arasında direkt bir ilişki var. Yaşamımızın herhangi bir alanında performansımızı ve etkinliğimizi çoğaltmak istiyorsak, kendimizle ilgili görüşümüzü geliştirmemiz lazım. Arzuladığımız sonuca ulaşmamızı sağlayacak dili yaratarak kendimizle ilgili görüşümüzü yukarı taşıyabiliriz. Yenilenmiş iç konuşmamızı tekrarlayarak bilinçaltımıza talimatları göndermeye başlayalım. Bilinçaltımız da yeni görevleri yerine getirmek için hemen çalışmaya başlayacaktır.

Bilinçaltımız asla yargılamaz. Doğru mu yanlış mı diye bir münakaşaya girmez, bizim için iyi olup olamayacağını hesaplamaya kalkışmaz. Zihnin bilinçli bölgesi tarafından ona ne söylenmişse onu yapar.

Hayatınızı değişiklik yapmak istiyorsanız, iç konuşmanızla ilk adımı atın, eminim ki neticeleri sizi şaşkına çevirecek.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir
Evet Hayır