22.10.2018 - Sağlık Portalı

Sıkça sorulan yanlış beslenme uygulamaları

Sıkça sorulan yanlış beslenme uygulamaları

Kimimiz gazeteden, kimimiz ise arkadaşımızdan duyduğumuz şeyleri hiç araştırmadan uygulamaya kalkarız. Sadece bu bilgilerin ne kadarının doğru, ne kadarının yanlış bulunduğunu uzman bir kişiye sorunca öğreniriz.

İSTANBUL – İşte sıkça sorulan yanlış beslenme uygulamalarından birkaçı…

Çayı şekerli içince zararı olan tesirinin azalacağını duydum, doğru mu?

Ilk olarak belirtmek isterim ki, çayın şekerli ya da şekersiz içilmesinin zararlı tesirinin azaltılmasında bir etkisi yoktur. Biz diyetisyenlerin çayı şekersiz içme önerisinin nedeni, şekerden gelecek kalorinin azaltılmasıdır. Unutmamak gerekir ki, 1 adet kesme şeker 20 kalori içermektedir. Çayın içinde bulunan “tanen” proteinin vücutta kullanılmasını engellediği için, bilhassa yumurta gibi proteini yüksek yiyeceklerin yanında çay yerine meyve suyu tüketmenizi öneririm.

* Dondurulmuş gıdaları oda sıcaklığında çözündürmek doğru mu?

Geride bıraktığımız yaz mevsimi sebebi ile market ve pazarlarda taze meyve ve sebzeler bol miktarda bulunmaktaydı. Ancak kış döneminde, kimimiz sera meyve sebzelerini yemek yerine evde konserve veya dipfrizde saklanmış yiyecekleri, kimimiz ise yine hazır olarak satılan ve çalışan kadınların yaşamını kolaylaştıran dondurulmuş ürünleri tercih etmekteyiz.

Bamyadan fasulyeye, enginardan balığa kadar pek çok yemeği hazırlarken dikkat edeceğimiz en mühim nokta; bu dondurulmuş yiyecekleri nasıl çözeceğimizdir. Çözdürmede en etkili ve en sağlıklı yol mikrodalga fırınlardır. Eğer mikrodalga fırınınız yoksa, dondurulmuş sebzeleri çözdürmeden direkt yemeğe ekleyebilirsiniz. Eğer çözdürmek istediğiniz yiyecek et ve türevleri ise, bir gece önceden buzdolabının altında bekletip, pişirmeye yakın da akan suyun altında iyice çözülmesini sağlayabilirsiniz. Yiyeceklerinizi asla oda sıcaklığında çözdürmemelisiniz.

* Arkadaşımla aynı diyeti uyguladık, o benden daha çok kilo verdi, neden?

Sağlıklı bir kişinin zayıflama kriteleri yaşına, kilosuna, cinsiyetine, daha önce diyet yapmış olup yapmama durumuna göre değişmektedir. Örneğin; yaşamı süresince hiç diyet yapmamış kişi ile çok sık diyet yapıp, devamlı kilo alıp veren kişinin zayıflama hızları farklıdır. Daha önce hiç diyet yapmayan kişi, çok sık diyet yapan kişiye kıyasla daha süratli kilo verir. Erkeklerin, kadınlara kıyasla vücut kas oranları daha çok olduğundan, daha süratli kilo verirler.

Ayrıca dikkat edilmesi gereken mühim bir konu da, eğer ideal kilonuzda iseniz zayıflamanızın daha uzun süre alacağıdır. Sadece önerim, ideal kilosunda olan kişilerin kilo vermeye çalışmasından çok bu kilosunu korumasıdır. İdeal kilonuzu bilmiyorsanız sitemizde yer alan hesaplayıcıya bilgilerinizi girmeniz yeterli olacaktır.

* Bitki çaylarının zayıflamaya ve yağları eritmeye tesiri olduğunu duydum doğru mu?

Eski yazılarımdan da hatırlayacağınız suretiyle, sizlerle bitki çaylarının zayıflamaya olan tesirini paylaşmıştım. Ancak sitemizle yeni tanışan kişilerin bizlere iletmiş olduğu sorular arasında yoğun olması sebebiyle yeniden bu bilgiyi paylaşmanın etkili olacağını düşündüm. Evet, bilinenin aksine bitki çaylarının zayıflamada direkt bir tesiri bulunmamaktadır. Özellikle içerdikleri sinameki, rezene, papatya gibi bitkilerle vücutta oluşan ödemin atılmasına, bağırsak şikâyeti olan kişilerin rahatlamasına destek oluyorlarsa da tekrar belirtmeliyim ki; bitki çaylarının yağların parçalanmasında bir etkisi bulunmamaktadır.

* Aldığım kaloriyi ne kadar azaltırsam, o kadar çok kilo veririm.

Günlük almamız gereken kaloriyi çok düşürmek, kilo vermeyi hızlandırmaz. Çok düşük kalorili diyetler uzun süre uygulandığında, vücut bu kaloriye alışır ve metabolizma hızı düşer. Metabolizma hızının düşmesi de günlük harcanan kalorinin azalmasına neden olduğundan zayıflama yavaşlar yada durur. Ayrıca diyet bittikten sonra da verilen kilolar daha hızlı geri alınabilir. Bu nedenledir ki, kontrolsüzce çok düşük kalorili diyetlerin uygulanmasını önermemekteyim.

* Bir öğünde yemek yerine meyve yenebilir.

Sağlıklı bir diyetin temel prensipleri, kişinin beslenme alışkanlığını revize etmektir. Sağlıklı beslenmenin de temel ilkesi protein, karbonhidrat, vitamin, mineral ve yağ yönünden dengeli olmasıdır. Bu nedenledir ki, meyve dahi olsa tek yönlü beslenmek doğru değildir. Besleme ve diyet programımız yukarıda bahsetmiş olduğum tüm besin öğelerini içermelidir. Yeterli ve dengeli beslenme programınızı hazırlamanız için size örnek teşkil edebilecek menüleri sitemizden inceleyebilirsiniz.

* Diyet yaparken etli sebze yemekleri yememeliyim.

Sebzelerle etlerin birbirlerini etkilemesi gibi bir durum yoktur. Ayrıca sebzeler, iyi bir vitamin ve mineral kaynağı olup, et ise iyi bir protein kaynağıdır. Birlikte tüketildiklerinde ise besin değeri artar ve bu da vücut için faydalı bir durumdur. Bunun yanı sıra, sebzeler lif de içerdiği için diyette yaşanan kabızlık şikâyetinin de azalmasına destek sağlar.

* Kabak çekirdeği zayıflatır, bağırsakları çalıştırır.

Kabak çekirdeği gibi kuruyemişler iyi birer E vitamini deposudur. Ayrıca bağırsakların çalışmasına da yardımcı olur. Ancak unutmamak gerekir ki, kuruyemişler yağ içerdiklerinden kalorileri yüksektir. Önerim, aşırıya kaçmamak kaydı ile günde bir avuç kadar kuruyemiş tüketmeniz.

* Diyette yağı kesmek depo edilen yağların yanmasını sağlar.

Zayıflamaya yönelik diyet uygulasak da vücudumuzun belirli oranlarda yağa ihtiyacı vardır. Bu ihtiyacın diyetle karşılanmadığı durumlarda vücut, savunma mekanizması olarak karbonhidrat ve proteinlerden yağ sentezler. Ayrıca yağda eriyen vitaminlerin kullanılması için de yağ tüketimi önemlidir. Benim önerim, yağ tüketimimizi mümkün olmasıyla birlikte minimumda tutmak ve tüketeceğimiz yağı da zeytinyağı olarak tercih etmektir.

* Meyve kilo aldırmaz, diyet yaparken sınırsız yenebilir!

Meyve düşük kalorili bir gıda maddesi olduğu kadar aynı zamanda vitamin, mineral ve lif kaynağıdır. Her şeyde olduğu gibi abartmamak kaydı ile özellikle de ara öğünlerde açlık duyduğumuz zamanlarda meyvenin tercih edilmesi doğru bir alışkanlıktır. Ancak unutmamak gerekir ki, meyveyi asla ana öğün olarak düşünmemeliyiz. Meyveyi öğün aralarında birer porsiyon halinde tüketmeli; bunun yanı sıra incir,muz gibi kalorisi yüksek meyveler yerine, elma, portakal gibi düşük kalorili meyveleri tercih etmeliyiz.

Kaynak: www.ntvmsnbc.com … »

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir
Yes No