12.06.2018 - Sağlık Portalı

Kaygılı(Anksiyete) Toplumlarda Sık görülen Ruhsal Bozukluklar

Kaygılı(Anksiyete) Toplumlarda Sık görülen Ruhsal Bozukluklar

Anksiyete toplumlarda en sık görülen ruhsal bozukluk,  her 10 kişiden birinde anksiyete bozukluğu görülüyor.
Dr. Zuhal Doğruer LüleciPsikiyatri Uzm.
Tedavi edilmeyen kronik anksiyete uzun solukta kalp ve damar hastalıkları, felç, hafıza problemleri, bağışıklık sisteminin baskılanması, mide ülseri gibi hastalıklara, kaygili_toplumçeşitli bağırsak problemlerine, kas ağrılarına yol açar. Anksiyete tedavi edilmediğinde vücudun nerede ise her organının zarar görmesine neden olur.
Günümüzde anksiyetenin hanımlarda erkeklere oranla 2 kat daha çok görülür. Bayanların, genel olarak küçük yaştan itibaren şiddete, travmalara, hormonal değişikliklere, gebelik, doğum, kısırlık gibi zorlayıcı etkenlere daha çok maruz kalmaları anksiyetenin hanımlarda daha çok görünmesine neden oluyor.
Yapılan bir araştırmada daha önce hiç felç geçirmemiş, yaşları 24 ile 70 arasında değişen 6000’i aşkın kişiyle çalışıldı. Katılımcılar, anksiyete seviyelerini ölçen ölçeklerle 22 yıl boyunca izlendi. Araştırma sonuçları, yüksek anksiyete seviyesine sahip kişilerde felç olma olasılığının anksiyete seviyesi düşük olan kişilere göre %33 daha fazla olduğunu ortaya koydu.

Doktorlar gün geçtikçe insanların sıkça duymaya başladığı anksiyeteyi, rahatsızlık boyutuna varmış korku, endişe ve kaygı hali olarak tanımlıyor. Titreme, kalp çarpıntısı, göğüste sıkışma hissi, karın ağrısı, baş dönmesi, ağızda kuruluk gibi fiziksel belirtileri olan anksiyete aynı zamanda ölüm korkusu, çaresizlik duygusu, unutkanlık, dalgınlık gibi psikolojik belirtilerle de ortaya çıkabiliyor. Ayrıca davranışsal olarak da huzursuz bir şekilde hareket hali, sürekli bacakları sallamak, korku veren durumlardan kaçınma olarak baş gösterebiliyor.
Sanıldığının aksine psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapmaz!
Anksiyete-1Katılımsal, biyolojik ve çevresel nedenlerin yanında aşırı alkol ya da uyuşturucu madde kullanımı ve uyku düzensizliği ve bazı kişilik özellikleri anksiyeteyi tetikler.
Çok stresli kent hayatı, rekabetin yoğun olduğu okul ve iş hayatı, ekonomik krizler ve ekonomik belirsizlikler, aile-akraba bağlarının zayıflaması sonucu insanların yalnızlaşması, kadın erkek ilişkilerinin çabuk başlayıp çabuk sonlanması,

insanların internet yardımıyla her türlü hastalığı okuyup kendi kendilerine olası en kötü teşhisleri koymaları, kısacası; genel olarak insanların güvende oldukları hissinin azalmasıyla artan anksiyete, çağdaş zamanların en önemli problemlerinden biridir.

Anksiyetenin tedavisinin mümkündür ve bir psikiyatra başvurmak önemlidir. Hastalığı tedavi etmenin en iyi yolu psikoterapi ve ilaçların birlikte uygulanmasıdır. Psikoterapi ile negatif ve gerçek dışı düşüncelerin yerine daha gerçekci düşünme, kaçınılan, kaçmak yerine korkulan durumlardan yavaş yavaş yüzleşme, kişinin sorunlarla baş etme becerisinin geliştirilmesi hedeflenir. Böylece kişi, vakalar karşısında gereğinden fazla kaygı yaşamadan gerçekci çözümler üretebilir. İlaçlar beyindeki serotonin ve adrenalin seviyeleri üzerine etki ederek anksiyeteyi tedavi eder. Sanıldığının aksine kullanılan ilaçlar bağımlılık yapmaz.

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

avatar
  Subscribe  
Bildir
Evet Hayır