18.01.2018 - Sağlık Portalı

Zararlı yağlar hangi yiyeceklerde bulunur

Zararlı yağlar hangi yiyeceklerde bulunur

MARGARİN SAĞLIĞA ZARARLIDIR!

Margarin, moleküllerinde hidrojen ile birleşebilen kimyasal bağları olan bitkisel sıvı yağlardaki bu bağların sanayi ortamında hidrojenlendirilmesiyle üretilir. Yani doğal olmayan “trans yağlardır”. Plastiklerin ve yağların İkisi de, karbon atomu bazlı moleküllerden oluşurlar. Plastiklerin kimyasal olarak milyonlarca türü mevcuttur.

Plastikler polimer zincir yapılarıyla dikkati çeker. Bu, tek çeşit moleküllerin sayısız kez birbirlerine bağlanmasıyla yapay olarak elde edilir. Yağlarda “yağ asidi” moleküllerinden oluşurlar. Velhasıl plastik ile margarinler, birbirine bir molekül farkla benzer demek, sanırım pek doğru olmaz. Kimyasal bir yapıda, değil bir molekül, bir atomun eksikliği yada fazlalığı, canlıların fizyolojisinde birbirinden çok farklı etkiler yaratır.

Hatta aynı molekül yapısına sahip oldukları halde, “ayna simetrik/cistrans/L-trans” atomları yüzünden farklı iki madde olarak işlem görürler. Testosteron ve östrojen birbirlerine çok benzerler ama biri sakal çıkartır, diğeri meme… Trans yağların, meme tümörü, damar tıkanıklığı yaptığına dair çalışmalar mevcuttur. Bu sebeple ABD fastfood sektöründe trans yağların kullanılmasını yasaklayacağını belirtmişti.

HiDROJENE EDiLMiŞ ZARARLI YAĞLAR HANGi YiYECEKLERDE BULUNUR?

-Krakerler,
-Margarinler
-Patates cipsleri,
-Patlamış mısır,
-Kremalı-karamelli bisküviler,
-Şekerlemeler
-Bazı et ve mandıra ürünleri

ZARARLARI:

Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar.
Toplam kolesterolü ve LDL’yi yükseltir. (Kötü kolesterol)
HDL’yi düşürür. (iyi kolesterol)
Kanser riskini beş katına çıkarır.
Anne sütünün kalitesini düşürür.
Bağışıklık sistemini zayıflatır.
Pankreasın insülin tepkisini azaltır ve şeker hastalığına yol açar.
Aşırı şişmanlığa (Obezite) neden olur.

Margarin ve Tereyağı arasındaki farkı biliyor musunuz?

Sonuna kadar okuyun…. Çok ilginç.

Her ikisi de hemen hemen ayni kaloriye sahiptir.Tereyağı çok az daha fazla doymuş yağ oranına sahiptir. 8 grama 5 gram.

Harvard Tip Fakültesinin çalışmasına göre tereyağı ile karşılaştırılınca margarin yemek kadınlarda kalp hastalığına yakalanma olasılığını %53 artırıyor.

Tereyağı yemek, yiyeceklerdeki diğer besin öğelerinin emilimini artırıyor. Tereyağının besinsel değeri yüksek olmasına rağmen margarinin çok düşüktür. Çünkü katkılıdır.

Tereyağı margarinden çok daha lezzetlidir ve diger yiyeceklerdeki tadlari zenginleştirir. Tereyagi yüzyillardir bilindigi halde margarin 100 yıldan az bir süredir yapılmaktadır.

Ve şimdi margarine gelelim…
Yağ asitleri çok yüksektir…
Koroner kalp hastalığı riskini üçe katlar…
Toplam kolesterolü ve LDL’yi yükseltir. (Kötü kolesterol)
HDL’yi düşürür. (iyi kolesterol)
Kanser riskini beş katına çıkarır…
Anne sütünün kalitesini düşürür…
Bağışıklık sistemini zayıflatır…
Insülin tepkisini düşürür.

İSTE EN İLGİNÇ KISMI!

Margarin plastikten yalnızca 1 molekül farklıdır. Iste bu gerçek beni hayatim boyunca bir daha margarin ve diğer hidrojene yiyecekleri yemekten alıkoymuştur . (Hidrojene demek moleküler yapısına hidrojen eklenmiş demektir.) Kendiniz de deneyebilirsiniz:

Bir paket margarin alin ve gölge bir yere koyun. Iki gün içinde şunları gözlemleyeceksiniz.Üzerinde bir tane bile sinek yok! (Bu size birseyler anlatmalı.) Çürümemiş ve kötü kokmamıştır. Çünkü hiçbir besin değeri yoktur ve üzerinde hiçbir şey gelişmez. Hatta mikro organizmalar bile yerleşmez. Neden? Çünkü nerdeyse plastiktir. Evdeki plastik kablonuzu eritip de tostunuza sürer misiniz?

Sadece margarinler değil, pek çok sıvı yağ da bu durumda. Yanma derecesini yükseltmek, yağı dayanıklı hale getirmek için ayçiçek yağı, kanola yağı gibi pek çok sanayi tipi yağı hidrojene ediyorlar. Böyle yağın dayanıklılığı artıyor ve uzun süre kızartmalarda kullanılabiliyor.

 

ZEYTİNYAĞLI YİYEMEM AMAN ” TÜRKÜSÜNÜN HİKAYESİ.

Bursa yöresine ait bu türkü 2 Kasım 1954 tarihinde İhsan Kaplayan’dan kaynak gösterilerek Muzaffer Sarısözen tarafından derlenmiştir (THM Repertuar numarası 1133).

Marshall Planı 2. Dünya Savaşı sonrasında 1947 yılında önerilen ve 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı bir ekonomik yardım paketidir. Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 ülke, bu plan uyarınca ABD’den ekonomik kalkınma yardımı almıştır (wikipedia).

ABD geçmişten beri dünyanın en büyük mısır üretici ülkesidir. ABD birikmiş olan mısır yağlarını eritmenin bir yolu olarak mısırözü yağı ihracaatını keşfetmiştir. Marshal yardımının koşullarından biri Türkiye’nin ABD’den mısırözü yağı almasıdır. (Yeni Sömürgecilik Açısından Gıda Emperyalizmi, Osman Nuri Koçtürk, Toplum Yayınları, 1966).

Buna şart olarak Türkiye’de ilk margarin fabrikası kurulur. Yine aynı dönemde yüz binlerce zeytin ağacı sökülerek bir katliam yapılır. Kalan zeytin ağaçlarından elde edilen zeytinyağının büyük bölümü ABD tarafından Dolar karşılığı alınır ve mısırözü yağı TL karşılığı satılır.

Türk insanı zeytinyağından soğutularak mısırözü yağına ve margarine alıştırılır. Bu amaçla zeytinyağı ısınırsa kanser yapar gibi yalanlar uydurmaktan da geri kalınmaz. Hâlbuki zeytinyağı halk ağzındaki deyişiyle dumanlaşma derecesi en yüksek (en zor yanan) sıvı yağlardan biridir.

Bununla da kalınmaz, kötülemek için tıpkı bugün yapılan halkla ilişkiler endüstrisi çalışmaları gibi “Zeytinyağlı yiyemem aman, basmadan fistan giyemem aman…” diyetürkü sipariş edilir ve ülkenin en popüler türküsü yapılır.

Katı yağ/margarine mahkûm edilen halk, 20-30 yılda bir kaşık yağa bile muhtaç hâle getirilir.
Basma giyen kadınlar, plastik giysilerle tanıştırılır…

[Toplam:1    Ortalama:5/5]
Paylaşabilirsiniz

Facebook Comments

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir
avatar
wpDiscuz
Evet Hayır